Özellikle yaz aylarında giyilen giysiler ve yapılan aktiviteler kadınlar için
çok önemli bir sorunu gündeme getirir. Kadınların tüylerinden kurtulmak için
beklide yüzlerce yıldır uyguladığı bir çok yöntem vardır. Fakat şimdilerde zaman
en önemli sorun olduğu için bir çok kadın artık ağda, epilasyon gibi
yöntemlerden ziyade traş etme yöntemini tercih etmektedir.
Aslında bu yöntem pratik ve çabuk uygulanır bir yöntemdir. Diğer bütün
yöntemlerde zaman sıkıntısının yanında maliyeti yüksek ve acılı bir işleme maruz
kalırız. Fakat traş etme yönteminde de bu işlemi sık tekrar etme gereği vardır.
Çünkü tüyler sadece yüzeyden kesilmiş olduğu için hızla yeniden çıkacaktır.
Uzmanlar traş etmenin tüyleri güçlendirmediğini söylüyorlar. Traştan sonra daha
kalın ve sağlıklı tüylerin çıktığı ve kökleri daha güçlü tüylerle mücadele etmek
zorunda kalındığını hepimiz biliriz. Bunun sebebi, diğer yöntemlerde kıl
köklerine verilen zararın traş yönteminde bulunmamasıdır. Diğer bütün
yöntemlerde tüyler köklerinden çekilerek çıkarıldığı için, kıl kökü sağlıklı bir
kıl üretimine geçmede hem zamana ihtiyaç duyuyor hem de oluşan deformasyondan
dolayı zamanla çok güçlü tüy üretimi yapamıyor. Ama traş etme yönteminde tüyün
köküne ve kendisine hiçbir zarar gelmiyor. Böylece güçlü kökler çok sağlıklı
tüyler üretiyor.
Buna örnek olarak saçlarımızı verebiliriz. Saçların uç kısımlarındaki kırıkları
kestirip, saçlarımızı rahatlattığımızda gözümüze çok daha canlı ve parlak
görünürler. Çünkü artık ölmüş olan uç kısımlar saçımızdan gitmiştir.
Traş etmek tüyleri güçlendirmez. Ama tüy kökünü sağlığına kavuşturduğu için
güçlü tüylerin oluşmasını sağlar. Belki de ilk defa bir konuda sağlıksız olmak
istiyor kadınlar yüzlerce yıldır. Bu da kıl köklerimiz olsa gerek.