$ GÜNCEL DOLAR KURU → Alış: 2.399 / Satış: 2.409
€ GÜNCEL EURO KURU → Alış: 2.711 / Satış: 2.722

Suzan Avcı Hayatı

Suzan Avcı hayati ve Suzan Avcı ait tüm bilgilerini sitemizde bulabilirsiniz. Sizde Suzan Avcı hakkında birşeyler yazmak için yorum yapabilirsiniz....

Suzan Avcı Hayatı
  • 23.11.2009
  • 9767 kez okundu
Suzan Avcı hayati ve Suzan Avcı ait tüm bilgilerini sitemizde bulabilirsiniz. Sizde Suzan Avcı hakkında birşeyler yazmak için yorum yapabilirsiniz.
Suzan Avcı Hayatı Kimdir Biyografi
1935te Bursada doğan Suzan Avcı Bursaya göç eden bir ailenin kızı. Annesi Kırımlı babası ise Kazanlı; yani tam bir Tatar kızı. Babası Yusuf 40 yaşında sirozdan öldüğünde Suzan henüz 6 yaşında. 24 yaşındaki annesi üç kız çocuğuyla yapayalnız kalır. Çiftçi olan babası ölmeden önce iflas ettiğinden paraları da yoktur. Behiye Hanım bir tekstil atölyesinde çalışmaya başlar. Suzan zar zor ilkokulu bitirir. İlkokulla ilgili hatırında kalan tek şey sınıf arkadaşlarıyla birlikte gittikleri sessiz sinemadır. Edisonun Hayatı isimli filmi seyrederken Ben burada oynayacağım der. Henüz 9 yaşındadır ve sinemada oynamak saplantısıdır artık.
Suzan okulu bitirir bitmez aile İstanbula yerleşir. Suzan da annesiyle bir tekstil atölyesinde çalışmaya başlar. Anne ve kızı diğer iki kız kardeşe bakabilmek için gece ve gündüz vardiyasında çalışır. Daha sonraları sarışın vamp olarak tanınacak Suzan Avcı o sıralar esmer kara kuru bir kızdır. Dikişte çok başarılı olduğu için bir süre sonra annesinden daha çok para kazanmaya başlar ve annesini işten çıkartarak kardeşlerine bakması için ikna eder.
Atölyesindeki en iyi arkadaşı Ayşe Abladır. Suzanın sinema merakını bildiğinden ona sürekli filmler anlatır. Suzanın Ayşe Ablasından en severek dinlediği film Rüzgar Gibi Geçtidir.
13 yaşındayken Yıldız Mecmuasında gördüğü bir ilan dikkatini çeker. Metin Erksan bir filmde oynatmak için 14-15 yaşlarında esmer bir kız aramaktadır. Suzan mecmuaya bir mektup yazar ve ona ulaşabilsinler diye bakkalın telefonunu verir. Beklediği telefon gecikmez Suzan o gün işi asar ve o sıralar İstanbulun öteki ucu Mecidiyeköye görüşmeye gider. Suzanı beğenirler ama Annenin izni var mı diye sorarlar. Tabii ki var diyerek yalan söyler. Zira annesi duysa kıyameti kopacaktır. Ama eninde sonunda annesi öğrenir ve o filmde oynamasına engel olur.
DAHA ONBEŞİNDE YUVA YIKAN KADIN OLDU
15 yaşında Samatya sahilinde denize girerken 20 yaşlarındaki Alp adındaki bir genç Bacakların ne güzel diyerek Suzana laf atar. Suzan koşarak soluğu evde alır ve aynanın karşısında bacaklarını seyreder. Yaz tatili için akrabalarının yanına gelen Alp yaz bitiminde İzmire döndüğünde Suzan kanlı gözyaşları döker. Alp daha sonra Heybeliadaya bahriyeli olarak askere gelir ve Suzanla flörte devam ederler. Fakat Suzanın arkadaşlarından biri Ben Alpin parmağında alyans gördüm der. Suzan inanmaz. İlk buluşmalarında Alpe Ceplerinin hepsine bakacağım der. Pantolon cebinde alyansı bulduğunda kızılca kıyamet kopar. Altı ay boyunca görüşmezler ama Alp onun peşini bırakmaz. Altı ayın sonunda Suzanın yolunu keser ve Benimle postaneye gel yüzüğü İzmire postalayalım. Annemler bu işi bitirsinler. Seninle evlenelim der. Postaneye gidilir yüzük postalanır. 15 yaşında evlenemeyeceği için yaşını büyütmesi gerekir. Annesiyle birlikte mahkemeye gider. Artık 18 yaşındadır. Bir yılbaşı günü Suzan ve Alp Akşiray evlenir ve İzmire yerleşirler. Alpin ailesi Suzanı yuva yıkan kadın olduğu için hiç sevmez. Ta ki torunları Mete doğana kadar.
Suzan evlenmiş çocuğu olmuş ama aklı hálá İstanbulda ve sinemada kalmıştır Her gün her gece sinema diye diye adamı kahrettim. En ufak bir şeyi sorun edip başının etini yiyordum.
Suzan bütün bunları yaparken Yıldız Mecmuasının bir sinema güzeli yarışması düzenlediğini görür. Oğlunu kucakladığı gibi iki valizle birlikte İstanbula annesinin yanına döner. Annesi de artık Suzana laf geçiremeyeceğini anladığı için sesini çıkarmaz. Suzan yarışmaya katılır. Leyla Sayar birinci Pervin Par ikinci Suzan ise üçüncü olmuştur. Havalara uçar herkesin ona Şu filmde oyna bu filmde oyna diyeceğini sanır. Ama öyle olmaz. Bir iki gazete röportajı yapılır o kadar. Ama onun beklemek için ne sabrı ne de parası vardır. Sinema olmuyorsa tiyatroya gireyim der ve Muammer Karaca Tiyatrosuna başvurur hemen kabul edilir. Üç ay boyunca küçük rollerde oynar. Tiyatro yazın turneye çıkmak zorundadır ve Suzanın oğlunu bırakıp turneye gitmesi mümkün değildir.
Tiyatrodakilere turneye geleceğim der ama gitmez. Bu kez Toto Karacanın tiyatrosuna gider. Orada da Turnelere geleceksin değil mi diye sorarlar. Aaa tabii der ama yine gitmez. Bu arada ufak ufak sinemaya da başlamıştır. Bütün derdi Neriman Köksalın yerini almaktır.
HEDEFİ NERİMAN KÖKSALIN YERİYDİ
Toto Karacanın tiyatrosunda metres rolünü oynadığı bir sırada tiyatrodan arkadaşı Alev Sururi Gel seni sarışın yapalım der. O zamanlar Kim Novak modası vardır. Kuaförden çıkıldığında Suzan başka bir kadın olmuştur. Suzan Avcı efsanesinin başlamasına çok az kalmıştır. Daha önce Suzanı fark etmeyenler etrafında pervanedir. Yıllar sonra sarışınlıktan bıkıp evde gizlice saçını kızıla boyadığında ortalık birbirine girecek ve kızıllığı sadece bir gün sürecektir. Renk değiştirmeye bir daha asla teşebbüs etmeyecektir.
Sinema teklifleri arka arkaya gelir. Beş tane iyi kız rolünde oynamıştır ama o bu role bir türlü ısınamamıştır. Çünkü Neriman Köksal dövüşmekte kırmakta dökmektedir. İyi kız olursa Neriman Köksalın yerini nasıl alacaktır
1962 Suzan Avcının yılı olur. Şehvet Uçurumları filmiyle patlar. Erkekler Suzan Avcının peşini bırakmaz teklif üstüne teklifte bulunurlar. Aldıkları cevap ise kafalarına inen sivri topuklu ayakkabı darbeleridir. Başı yarılarak yanından ayrılan adam sayısı hiç de az değildir. Hepsine şunu söyler Ben bir günlük kadın olamam.
ELIA KAZANI NEDEN REDDETTİ
1966da Türk sinemasının kültlerinden Turist Ömerin çekimleri Almanyada yapılacaktır. Sadri Alışıkın rol arkadaşı Sevda Ferdağ olacaktır ama Ferdağın sevgilisi Tamer Yiğit onun Almanyaya gitmesine izin vermez. Yapımcılar yana yakıla onun yerine oynatacakları birini arar sonunda Suzan Avcıya hemen Almanyaya gelmesini teklif ederler. Suzanın Almanyaya gitmesi ikinci evliliğinin de başlangıcı olur. Turist Ömerin senaristi Erdoğan Tünaş ile üç yıl sürecek bir flörte başlarlar. 1970 yılında evlenirler ve bir yıl sonra da kızları Binnaz doğar.
Sinema sanatçılarının 3-5 şarkı ezberleyip sahneye çıktığı dönemdir o yıllar. Suzan Avcı da 10 şarkı ezberler ve Lunapark Gazinosunda sahneye çıkar. Gönül Yazarın ilk assolistlik devridir. Suzan Avcı onun altında sahneye çıkar. Bunu öğrenen Gönül Yazar ona bir haber gönderir Sakın yırtmaçlı elbise giyme. Suzan Avcı bu not için Adam benim bacağımı görmek ister haliyle ama tamam giymem cevabını verir.
Aynı yıllar Elia Kazan Türkiyeye gelmiş ve Suzan Avcının esmer bir fotoğrafını görmüştür. Hemen görüşmek ister. O zamanın tek büyük oteli Hiltonda buluşurlar. Elia Kazan onu Hollywooda götürmeyi teklif eder. Ama şartları vardır; Amerikan İngilizcesi öğrenecek ve beş yıl tiyatrosunda çalışacaktır. Suzan Avcının ilk sorusu Kaç para vereceksiniz olur. Elia Kazan yanındakilerle birlikte kahkahayı basar. Dünyanın neresine gitsem herkes bu teklif için bayılır. Sen bir de üstüne para mı istiyorsun der. Suzan Avcı da kendinden emin Evet cevabını verir. Elia Kazan Tamam yarın bir daha görüşelim deyip masadan kalkar. Suzan Avcı ise Bana ne adamdan Elia Kazan Mazan kimse kim. Benim para kazanmam lazım der ve ikinci görüşmeye gitmez.
Suzan Avcı Neriman Köksalın yerini almaya çalışmıştır peki Suzan Avcının yerini almak isteyenler yok mudur İşte Suzan Avcının cevabı Banu Alkanla film çekerken Ben sizin yerinizi almak istiyorum dedi. O zamanlar güzel kadındı. Tazeydi belli inceydi memişi güzeldi. Ama hiç mütevazı değildi. Paristen aldığım ayakkabılarımı zümrüt küpelerimi getirin diye konuşuyordu. Sabah 8.30da çekimimiz vardı o öğlen 12de geldi. Geldiğinde Saçımı kurutuyordum dedi. O zaman ona Sen Suzan Avcının tırnağı olamazsın bir daha da seninle film çekmem dedim.
OĞLU ÖLÜNCE HAYATA KÜSTÜ
Suzan Avcının ilk evliliğinden olan oğlu Mete ile kızı arasında 16 yaş fark vardı ama Mete kız kardeşine tapıyordu. Binnaz neredeyse abisinin elinde büyümüştü. Mete turizm okuyordu. Okulunu bitirince Alman Eva ile evlenerek Almanyaya yerleşmişti. Suzan Avcı 1997de hayatının en kötü haberini aldı. 40 yaşındaki Mete Almanyadaki bir alışveriş merkezinde aniden beyin kanaması geçirmişti. Suzan Avcının oğlunun ölümünden sonra kendini toplaması ve insan içine çıkması tam dört yıl aldı. Bu sürede çok film teklifi aldı ama hiçbirini kabul etmedi.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ