Çoğunlukla korkusuz olduğuna inandığımız erkekler, aslında bir çok şeyden
korkarlar. Ama onları görüntüleri ile, toplumun bize öğrettiği değer yargıları
ve tavırları ile değerlendirdiğimizde hepsi gözümüze korkusuz birer kahraman
gibi görünürler. Oysa onlarda insandır ve herkes gibi korkmak onlar içinde doğal
bir reaksiyondur.
Tabii ki erkeklerin kadınlardan farklı korkuları vardır. Her ne kadar biz
kadınlar çocukluğumuzdan başlayarak bir çok şeyden bir süre korkup daha sonra bu
duyguların çoğunu aşıyorsak ta, erkeklerin korkularını ortaya dökmesi toplum
tarafından ayıp olarak karşılandığı için onlar bu duyguları yalnız başına
yaşamak ve aşmak zorunda kalırlar.
Erkekler çoğunlukla daha realist korkulara sahiptirler. Yapılan araştırmalarda
erkeklerin işsiz kalmaktan, eşlerini kaybetmekten, sadakatsizliğe uğramaktan,
hasta olmaktan ve annelerini kaybetmekten korktukları ortaya çıkmıştır. Her ne
kadar fiziksel olarak bizlerden güçlü olsalar da erkekler hastalıklara karşı ve
ağrıya karşı bizden daha dirençsizdir. Daha hızlı umutsuzluğa kapılırlar ve
yaşamları boyunca fiziksel ve ruhsal olarak yaşadıkları her şeyi baskılama
eğilimindedirler.
Erkeklerin ailelerini geçindirmek, işlerinde başarı sağlamak ve dirençli olmak
gibi toplum tarafından onlara yüklenen bir takım sorumlulukları vardır. Ve
aslında erkekler en çok bu sorumluluklardan korkarlar. Bu yüzden bir çok erkek
için evlilik ürkütücüdür. Ve mutsuzlukta erkeklerin korkuları arasında yer
almaktadır. ....