Anne ve baba olmak çok büyük bir sabır ister. Bir çocuğu dünyaya getirmek
beklide sonra yaşanacak tüm sorunların en küçüğüdür. Çünkü doğum bir kere
gerçekleşir ama anne ve baba olmak ömür boyu sürecek bir görevdir. Anne ve baba
olarak sakin ve uyumlu, sosyal ve mutlu bir çocuk yetiştirmek herkesin en büyük
isteği olsa gerek. Ama bunun sadece çocuğa bağlı olduğunu düşünüyorsanız çok
yanılıyorsunuz.
Çocuğun kendi yapısından da kaynaklanabilen negatif karakter özelliklerinin
dışında bir de gelişme sürecinde belirli dönemler vardır. Örneğin iki yaş
çocuğun bedenine çok daha iyi sahip olduğu, yönettiği yaştır. Burada çocuğa
farklı bir özgüven gelir. Bu da çocuğu daha hareketli, daha özgür ve daha
yaramaz hale getirebilir. Çocuklara bağırmak, onları sert bir disiplin ile yola
getirmeye çalışmak ve ya onları sık cezalandırmak çocuklar üzerinde olumlu değil
olumsuz etki yaratır.
Asıl sorun ebeveynlerin sınırları çizmemesinden kaynaklanır. Çoğu ebeveyn ya çok
serttir, ya da çok tavizkar. Çocuklar anne ve babalarının yaklaşımlarını
değerlendirme konusunda yetişkinlerden daha ustadır. Çünkü henüz dünyalarında
sadece bu konu vardır. Bütün gün ve geceleri ebeveynlerinin kontrolünde olduğu
için, yaşam şekillerini belirleyenler yetişkinler olduğu için çocuklar anne ve
babaları ve ya onlara bakan kişiler üzerinde gün geçtikçe uzmanlaşırlar. Bu
yüzden çocuğa doğru yerde doğru tepkiyi vermek ve sınırlarını düzgün bir şekilde
belirlemek çok önemlidir.
Çocuklara bağırmak yerine onları eğitmek için belirli çizgilerde kalmalarını
öğretmek gerekir. Çocukların en büyük etkileşimi onu direkt bakan ve onunla
ilgilenen kişi yada kişilerdir. Çok kalabalık bir ortamda büyüyen çocuğun
gereken terbiyeyi ve tavrı alamamasının en büyük sebebi budur.