Zaman öyle bir zaman ki, bir ailede tek çalışan hiçbir maddi yükümlülüğe
yetişemiyor. Bu yüzden artık evlerde kadın ve erkek çalışıyor ki geçim
sağlansın. Ama bu koşullar altında ebeveynleri olmayan çocuklar büyüyor. Bu da
çocuklar üzerinde farklı bir etki yaratıyor.
En ideali çocuğun kendi ebeveynleri tarafından büyütülmesi. Ama çağımızda evinde
oturup çocuğuna bakabilen anne sayısı o kadar az ki. Bu yüzden çocuklar
çoğunlukla yalnız başına, aile büyükleri ve ya bakıcılar tarafından
büyütülüyorlar. Çocukların anne ve babalarıyla bir arada oldukları akşam
saatleri ise hem çocuk, hem de ebeveynler için çok kısıtlı. Bu yüzden
çocuklarını iyi tanıyamayan aileler ve anne ve babasını yeteri kadar tanıyamayan
çocuklar oluşuyor.
Özellikle anne ve çocuk için durum daha zor. Çünkü anne, çocuğa hem fiziksel,
hem de ruhsal açıdan en yakın olan birey. Ama anneler çocuklarını yetiştirme
konusunda maalesef çalışma hayatı yüzünden başkalarına güvenmek zorunda
kalıyorlar. Bu da çocuğun gelişiminde oldukça farklı etkiler yaratıyor.
Zamane çocukları biraz daha yalın. Çünkü güçlü duygular ve sevgi ihtiyacı yerine
bakımlarının sağlandığı ve büyük oranda teknolojik ürünlerle büyüyorlar.
Televizyon, bilgisayar, atari şimdiki çocukların en büyük arkadaşı. Oysa ev
ortamında annesi ile büyüyen çocuklar çok daha sosyal. Bu çocukların hayata
bakış açısı ve aileleri ile iletişimleri daha farklı.
Çalışan kadın çocuğuyla daha kaliteli vakit geçirmek adına her zaman ekstra
enerji harcıyor. Bu enerji sarfiyatı ile kadın yorgun ve mutsuz, çocuk ise
aniden gelişen isteklerini karşılama kapasitesi yüzünden güçlenme eğiliminde
oluyor. Bir denge kurmak çok zor. Otoriter olursanız, kendi vicdanınızla,
fedakar olursanız da çocuğunuzun bencilliğiyle savaşmalısınız. Bu yüzden çalışan
bir kadın olarak çocuk büyütmek çok güç.