Hiçbir zaman istenilen bu değildir. Yani boşanmak, ayrılmak, yalnız başına
hayata devam etmek. Fakat bazen çözümler tükenir, duygular değişir ve artık
birliktelikler bir sorun yumağı halini almaya başlar. O zaman tek çare ayrılmak
ve yalnız başına yol devam etmektir. Bu karar her iki taraf içinde aynı derecede
zordur.
Birliktelikleri ayakta tutan bir çok şey vardır. Yıkıp, yok olmasını sağlayan da
artık onların olmamasından başka bir şey değildir. Bir zamanlar var olanların
artık yok oluvermesi, ilişkide büyük eksiklikler yaratır. Kişilerin tatmin
duygusunu baskılayan bu durum günden güne içlerinde derin bir boşluk oluşmasına
neden olur. insanların içindeki boşluklar öfkelere, öfkelerde tartışmalara neden
olunca, sonuçta kaçınılmaz bir şekilde ayrılık olur.
Bu noktaya kadar ki her şeyi çocuğunuzdan gizleyebilir ya da gizlediğinizi
düşünebilirsiniz. Fakat artık açık davranma vakti geldi. Yalnızca nerede, ne
zaman ve nasıl bir konuşma yapmanız gerektiğini bilmelisiniz. Çocuğunuzla tek
başınıza değil, eşinizle birlikte bir konuşma hazırlamalısınız. Bu konuşmanın
içeriğinde hiçbir şekilde sorunlar yer almamalı. Bir çok sorun çocuğunuzun
varlığına dayanabilir. Sorunlardan bahsetmek yerine ikinizin de kararı olan
durumu ve bunun hayatınızda yaratacağı değişiklikleri anlatmalısınız.
Çift olarak boşanana kadar aynı evin içinde yaşamak bir bakıma hem iyi hem de
kötüdür. Çünkü çocuk için boşanmanın şekli bu tavırlara bağlı olarak gelişir.
Boşanma sözcüğünün anlamı bir gün baba ya da anne aniden evden gider
olmamalıdır. Öncelikle evden ayrılacak olan taraf yavaş yavaş çocuğuyla birlikte
yeni bir düzen kurma işini paylaşarak yürütmeli. Bu işin bir stres değil bir
keyfi olmasına çalışılmalı. Ve tam olarak ayrılık günü gelene kadar azar azar
evin dışında ve yeni evde çocuk ile vakit geçirilmeli.