AİLE ÖYKÜSÜ, RİSKİ 4 KAT ARTIRIYOR Böbrek kanserinde genetik faktörlerin önemli bir etken olduğunu anlatan Sözen, ''Ailesinde böbrek kanseri hikayesi bulunanlarda böbrek kanseri gelişme riski 4 kat daha fazladır'' uyarısında bulundu. Sözen, bu kişilerin, diğer sağlıklı bireylerden çok daha fazla duyarlı olması ve çevresel risk faktörlerinden uzak durmalarını da önerdi.
Sözen, sigara kullanımı, obezite, hareketsiz yaşam, et ve süt ürünlerinin fazla tüketilmesinin de böbrek kanseri riskini artırdığına dikkati çekti.
Böbrek kanseri tedavisinde ise en etkili yöntemin ''cerrahi'' uygulama olduğunu, bunun açık ya da laparoskopi şeklinde yapıldığını belirten Sözen, laparoskopinin, hastalığın organla sınırlı kalması halinde standart bir tedavi haline geldiğini anlattı.
Küçük böbrek tümörlerinin tedavisinde, organ koruyucu yöntem olan ve sadece tümörlü alanın çıkarılmasını sağlayan ''parsiyel nefrektomi''tekniğinin açık ya da laparoskopik olarak başarıyla uygulandığını ifade eden Sözen, şunları kaydetti: ''Son yıllardaki teknolojik gelişmeler, küçük böbrek tümörlerinin tedavisini ayaktan veya hastanede 1 gece kalınacak şekilde başarıyla uygulanabilmesini sağlamıştır. Tümörün dondurularak yok edilmesini sağlayan 'Kriyoablasyon' veya tümörün ısıtılarak yok olmasına olanak veren 'Radyofrekans ablasyon' gibi yöntemler, küçük ya da organa sınırlı tümörlerin tedavisinde önemli bir çığır açmıştır. Böbrek kanserlerinin moleküler biyolojisinin ve genetik özelliklerinin daha iyi anlaşılması ile tümörün biyolojik davranışı önceden tahmin edilmektedir. Buna göre, spesifik olarak belli mekanizma ve yolları hedef alan çeşitli ajanlar geliştirerek metastatik böbrek kanseri tedavisinde daha iyi anti tümör etkinliğe sahip hedefe yönelik tedaviler kullanılmaya başlanmıştır.' ....